
22 Temmuz 2025’te yayımlanan Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) Yönetmeliği Taslağı, Türkiye’nin iklim politikası ve ekonomik planlamasında bir dönüm noktası olarak öne çıkıyor. Yeni sistem, sera gazı emisyonlarını ölçülebilir, yönetilebilir ve finansal değeri olan bir varlık haline getirirken, Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) karşısında Türkiye’nin elini güçlendirmeyi hedefliyor..
Türkiye’nin ETS Modeli
Türkiye’nin Emisyon Ticaret Sistemi (ETS), dünya genelinde başarıyla uygulanan ve piyasa temelli bir iklim politikası aracı olan “sınırla ve ticaretini yap” (cap-and-trade) modeli üzerine kuruludur. Bu sistemin temel amacı, karbon emisyonlarını ekonomik bir araçla sınırlamak ve azaltmaktır. Peki bu model nasıl işler?
1. Üst Sınır Belirleme (Cap)
Sistemin temel taşı, emisyonlara getirilen bir üst sınırın belirlenmesidir. Türkiye’de bu görevi, İklim Değişikliği Başkanlığı yürütür. Belirlenen bu sınır, sisteme dahil olan sektörlerdeki tüm tesislerin toplamda atmosfere salabileceği seragazı miktarını ifade eder. Bu sınır zamanla daraltılarak, karbon emisyonlarının kademeli olarak azaltılması hedeflenir.
2. Tahsisatların Dağıtılması
Belirlenen emisyon sınırı, her biri bir ton karbondioksit (CO₂) eşdeğeri emisyon hakkını temsil eden "tahsisatlara" bölünür. Bu tahsisatlar, sistem kapsamındaki tesislere çeşitli yöntemlerle (örneğin açık artırma veya ücretsiz kıyas yöntemiyle) dağıtılır. Tahsisatlar, işletmelerin karbon emisyonu yapabilmesi için sahip olması gereken ticari haklardır.
3. Ticaretin Yapılması (Trade)
İşletmeler, emisyonlarını kendilerine tahsis edilen miktarın altında tutmayı başarırsa, ellerindeki fazla tahsisatlarıpiyasada satabilir. Öte yandan, emisyonu sınırın üzerine çıkan tesisler, bu açığı kapatmak için piyasadan ek tahsisat satın almak zorundadır. Bu şekilde işletmeler arasında karbon tahsisatları alım-satımı yapılır.
Bu mekanizma sayesinde:
· Karbon için bir piyasa fiyatı oluşur.
· Şirketler, emisyon azaltımını en düşük maliyetle nasıl gerçekleştireceklerine dair esneklik kazanır.
· Daha verimli ve temiz üretim yapan işletmeler ekonomik olarak ödüllendirilir.
Türkiye ETS Yol Haritası ve Temel Özellikleri
Avrupa Birliği'nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) ile uyumlu hale gelmesi hedeflenen bu sistemde uygulama iki ana aşamada gerçekleştirilecek: Pilot Dönem ve Tam Uygulama Dönemi.
1. Pilot Dönem (2026–2027)
İlk iki yıllık bu deneme süreci, ETS'nin temel yapı taşlarının test edileceği kritik bir aşamadır. Bu dönemde sistem, özellikle çimento, demir-çelik, alüminyum ve gübre gibi SKDM'den doğrudan etkilenebilecek sektörlerde faaliyet gösteren tesislerle sınırlı olacaktır.
· Tahsisat Politikası: Bu dönemde, tüm karbon tahsisatları %100 açık artırma yoluyla piyasaya sunulacak. Yani, herhangi bir ücretsiz tahsisat dağıtımı yapılmayacak.
· Uyum Teşvikleri: Şirketleri aşırı mali riskten korumak adına, bu süre zarfında uyumsuzluk durumunda uygulanacak idari para cezalarında %80 oranında indirim uygulanacaktır.
· Denkleştirme (Offsetting): Pilot dönemde karbon denkleştirme projelerinden elde edilen karbon kredilerinin kullanımına izin verilmeyecektir. Bu esneklik, sistemin olgunlaşmasıyla birlikte ilerleyen dönemlerde devreye alınacaktır.
2. Tam Uygulama Dönemi (2028–2035)
2028 itibarıyla ETS, daha geniş bir kapsama ulaşacak. Sera Gazı Emisyonlarının Takibi Hakkında Yönetmelik’in Ek-1’inde belirtilen tüm faaliyetler, sistemin kapsamına dahil edilecek.
· Ücretsiz Tahsisat ve Kıyas Yöntemi: Bu dönemde, sektördeki en verimli tesislerin performansı temel alınarak “kıyas yöntemi” (benchmarking) ile ücretsiz tahsisatlar dağıtılmaya başlanacak. Bu yöntem, tüm tesislerin verimliliklerini artırmasını teşvik edecek şekilde tasarlanmıştır.
İzleme, Raporlama ve Doğrulama (MRV) Sistemi
ETS’nin güvenilirliği, Türkiye’de 2014’ten bu yana yürürlükte olan İzleme, Raporlama ve Doğrulama (MRV)sistemine dayanmaktadır. EK-1’de yer alan faaliyetleri yürüten işletmeler, her yıl 30 Nisan tarihine kadar bir önceki yılın 1 Ocak – 31 Aralık tarihleri arasında izlenen sera gazı emisyonlarını ve faaliyet seviyelerini İklim Değişikliği Başkanlığına raporlamak zorundadır. Başkanlık, gerekli gördüğü durumlarda bu süreyi en fazla bir aya kadar uzatabilir. Piyasa operasyonları, Enerji Piyasaları İşletme A.Ş. (EPİAŞ) tarafından yürütülecek ve sistem; birincil (açık artırma) ve ikincil (spot alım-satım) piyasalar olmak üzere iki ana bölümden oluşacaktır.
· Tahsisatların Hukuki Koruması: Karbon tahsisatları, teminat sözleşmelerine konu edilemez, rehnedilemez, kamu alacakları için haczedilemez ve iflas gibi durumlarda tasfiye kapsamına dahil edilemez. Bu koruma, piyasanın istikrarı açısından kritik öneme sahiptir.
Esneklik ve İstikrar Mekanizmaları
ETS, sadece katı kurallar değil, aynı zamanda piyasayı dengeleyen çeşitli esneklik mekanizmaları da içermektedir:
· Bankalama: Fazla tahsisatların gelecek yıllara aktarılması
· Ödünç Alma: Gelecek yıllardan tahsisat kullanımı
· Piyasa İstikrarı Mekanizmaları: Taban ve tavan fiyat uygulamaları ile ek rezervler sayesinde fiyat dalgalanmalarının önüne geçilmesi
Tam uygulama döneminden itibaren, denkleştirme projelerinden elde edilen karbon kredilerinin piyasada kullanılmasına da izin verilecek. Bu da hem yerli karbon projelerinin gelişimini destekleyecek hem de şirketlerin uyum maliyetlerini yönetmelerine katkı sağlayacak.
Türk Şirketleri İçin 5 Temel Fayda
1. Gelirin Ülkede Kalması: Karbon fiyatından elde edilen gelir, AB’ye gitmek yerine Türkiye’de kalır.
2. SKDM Maliyetlerinin Azalması: ETS ile SKDM ödemeleri düşer veya sıfırlanır.
3. Hazırlık Fırsatı: Pilot dönemde düşük cezalar ve sınırlı kapsam, uyum için zaman tanır.
4. Rekabet Avantajı: Verimli üretim yapan firmalar ödüllendirilir.
5. Yatırım Sinyali: Karbon fiyatı, uzun vadeli stratejik yatırım planlarını netleştirir.
Sonuç olarak, Türkiye ETS, yalnızca bir çevre düzenlemesi değil, aynı zamanda ekonomik rekabetçiliği koruyan bir ticaret politikası aracıdır. SKDM’nin getireceği mali yük, ETS sayesinde kontrol altına alınabilir ve ülke içinde yeşil dönüşüm finansmanı yaratılabilir. . Kademeli geçiş süreci, sanayi sektörlerine uyum sağlama şansı tanırken; piyasa temelli yaklaşım, rekabetçi ve verimli bir karbon yönetimi altyapısı oluşturacaktır.